|
TÜRKÇENİN
HECE YAPISI VE HECE ÇEŞİTLERİ
Konuşma
sırasında ses perdeleri arasında sürekli değişme olur.
Bu perde değişikliği konuşma sırasında seslerin farklı
farklı tonlarda çıkmasını sağlar. Duyguların veya düşüncelerin
gereğine göre bir uyum içinde, seslerin yükseltilip alçaltılmasına
tonlama denir. Tonlama,
konuşmada tekdüzeliği önler, söyleyişe ahenk katar.
Konuşma
sırasında duygularla ilgili olarak özel bir tonlama yapılmadığı
zaman dilin doğal tonlaması ortaya çıkar. Buna göre
bildirme cümlelerinde sesin tonu cümlenin sonuna doğru
azalır; dilek cümlelerinde ise yükselir. Olumsuz cümlelerde,
olumsuzluk edatı üzerinde sesin tonu yükselir. Birleşik
cümlelerde ise, yan cümlenin yüklemi yüksek tonlu söylenir.
Ara cümlelerde tonlama yapılmaz.
Şu
bayırlarda –ki vaktiyle bağlardı- sesi dünyayı tutan
bereket çağlardı.
Atlar şahlanmalıdır, yaslar saklanmalıdır.
Tonlamanın
dile kazandırdığı anlam incelikleri sadece işitmeyle
kavranabilir. Tonlama yazıda gösterilmez. Meselâ,
anlaştık mı? kelimesi alçak, yüksek veya alaylı tonla söylenmesine göre
memnuniyetten tehdide kadar çeşitli anlamlar kazanır.
Topluluk karşısındaki konuşmalarda ve şiir
okumada tonlamanın ayrı bir yeri vardır. Güzel bir şiir,
vurgu ve tonlamaya dikkat edilmeden okunursa anlamından çok
şeyler kaybedebilir.
|